7 Şubat 2010 Pazar

PEN-CEREN TEKEL İŞÇİLERİ


Direniyorum!
Bebek babamın bana Amerika'dan getirdiği harika bir kız çocuğu. Ellerimden kopartıp almaya çalışansa, küçük başımın belası; Altınay! Benim o zamanlar, adını söyleyemeyip, Haltunay olarak dilimin döndüğü, mükemmel mavi gözlü, altın sarısı saçlı, pespembe dudaklı, havalı kız!

Vermeyeceğim bebeğimi. Çünkü; Haltunay'a karşı tek zaferim bebeğim! Saçlarım kahverengi, gözlerim mavi değil, ve ben onun gölgesinde hırçınım.
Biliyorum içimden, 4 yaşımızdaki iktidar mücadelesini bırakıversem, ellerimle versem bebeğimi Haltunay'a, ilgisi belki de bir kaç dakika sürecek, ama hayır, çekiştirirken biri, savaşı bırakamam!
Hayatı itip bükmeyi bıraktım ne zamandır! Öğretilerle yolumu bulmaya çalışıyorum! İçimi dinlemeyi, çirkefe verilecek en güzel cevabın sessizlik olduğunu, büyüklüğün sakinlikle beslendiğini ve korunmak için her hesabı yapmak zorunda kalmanın önemini biliyorum!

Duruyorum ne zamandır, neyi beklediğimi bilmeden. Oğlumu büyütüyorum. O'na vicdanı öğretemem çünkü zaten çok vicdanlı. Ama "anını kutlasın" istiyorum. Bir daha bu an yok, bunu öğretiyorum. Anlıyor ve sık sık, "şu an çok çok sevinçliyim" diyor.

Mutluluğu önemsesin istiyorum. Başkalarının mutluluğununa sevinmenin, dünyanın en büyük erdemi olduğunu bilmesini istiyorum. Diyorum ki, oğluma "gülen yüzler seni keyiflendirsin, mutlulukla beslen."

Sonra uyuyor Alaz. Gece başlıyor. Tüm kıskançlıklar, kötülükler, yalanlar, ikiyüzlülük çörekleniyor kalbime. Hesaplarım, yenilmelerim, anlayamadıklarım, birer birer diziliyor önüme.

Direniyorum! Bırakmayacağım ellerimden umudu....


Bu gece hava soğuk.

İki aydır, TEKEL İŞÇİLERİ direniyor! Bırakmıyorlar ellerinden haklarını! Çoluk çocuk, çadır niyetine kurdukları tentelerin altında, yaktıkları ateşin çevresinde, ısınmaya çalışarak, haklarını almak için savaş veriyorlar. Babalar, analar, direnişlerini çocukları için yapıyorlar. Örnek bir davranış sergiliyorlar.

Gece çöküyor, uykuya duruyor odalar!
Haltunay belki de kendi çocuğuna öğretiyor erdemi.
Babalar, hesap yapmaktan uyuyamıyor.
Anaların mide sancısı, evlatlarını büyütmek çabası.

Soğukta direniyor işçiler! Çekiştirirken birileri, savaşıyorlar, bırakmıyorlar UMUDU!


3 yorum:

  1. Küçükken bebeklerimin üstünü örterdim, şimdi olsa sanırım bozukluk var sanacaklardı..

    Birileri onların üstünü örtüyor ama mezar gibi yaşarken..

    Yaşatmak adına üşütmemek adına bu kadar mı soy duyusuz olduk, sol duyusuz ya da..


    Sinkaf.. sinkaf..

    YanıtlaSil
  2. "Direniyorum, birakmiyacagim ellerimden umudu"
    Umarim sonun baslangici olur.
    baris,sevgi ve isiklar direnenlerin olsun.
    Gene harika bir yazi sevgili Ceren..

    YanıtlaSil
  3. herzamanki gibi çok güzel yazın..
    hiç birimiz bırakmayalım elimizden umudu..
    onu da bırakırsak ne kalacak ki zaten??

    YanıtlaSil